Ayasofya’yı Kim İnşa Etti Tarihi, Mimarisi

Ayasofya dünyanın en muhteşem mimari eseri. Ayasofya’ yı kim inşa etmiştir? Ayasofya kim tarafından yapılmıştır? Hepsi ve daha fazlası yazımızda

Ayasofya. Muhteşem geçmişi olan, insanlık, din, medeniyetler açısından ihtişamlı bir mabet olan Ayasofya. Tam 916 yıl boyunca kilise olarak ibadet edilen yer olarak kalmış. Taki 1453 yılında Fatih Sultan Mehmed‘in İstanbul’u fethetmesiyle kiliseden çevrilip camiye dönüştürülmüştür. Ülkelerce tartışılan bir yapıt Ayasoyfa. Bazı ülkeler kilise olarak devam etmesini bazıları da camiye çevrilmesini ister. Ayasofya neden bu kadar önemlidir?

Ayasofya Tarihi, Ayasofya Nedir? Ayasofya kim tarafından yapılmıştır

Bizans imparatorluğui İstanbul’da (Konstantinapolis’te) hüküm sürdüğü yıllarda, İmparator 1. Konstantin Hırıstiyanlığı kabul ederek, şanına uygun bir kilise yaptırmak ister. Bu kilisenin eşi ve benzeri olmamalıdır. Teknik ve estetik bakımından şanı büyük olmalı diyerek kilise inşa ettirme hazırlıklarına başlar.

Ayasofya 1. Konstantin Tarafından Yapımı Başlatılmıştır

Ayasofya 1. Konstantin Tarafından Yapımı Başlatılmıştır
Ayasofya 1. Konstantin Tarafından Yapımı Başlatılmıştır

1. Konstantin, kilisenin inşası sırasında vefat eder. 1.Konstantin’in oğlu 2. Konstantin babasının inşa ettirmek istediği kiliseyi tamamlar ve ibadete açar. Zaman içinde isyan çıkar. Bu isyanda özenle inşa edilen 1. Ayasofya yangında yanarak, yıkılır. Bizanslılar bunun üzerine tekrar aynı yerde yine aynı bir kilise inşa ederler. Fakat bu da aynı 1. Ayasofya kilisesi gibi çıkan isyanda yanar, yıkılır. Çatısı ahşaptan yapıldığı için yanar, kül olur gider.

İmparator I. Justinianus isyanı bastırıp, “yıkılan iki kiliseden de daha güçlü daha büyük bir kilise yaptırıcağım” der. Hatta öylesşne şanlı, muhteşem, büyük olacak ki Süleyman Mabedi‘nden bile büyük olacaktır der ve 3. Ayasofya‘ nın yapımına başlanır.

Kudüs‘te ki İsrail kralı Hz. Süleyman tarafından yapılan Süleyman Madedi‘nden daha büyük kilise yapılması için emirler verir. Büyük bir servet ayırır. 10 bin işçi seçilir. Dünyanın her bir yanından en güzel mimari parçaların getirilmesi emrini verir.

Bir çok tapınaklardan Mısır‘ da ki Güneş tapınağından, Efes Artemis Tapınağından, Kapıdağ Yarımadasında ki Antik Kent Kyzikos Tapınağından en muhteşem, en güzel mimari değeri büyük parçalar getirilir. Sütünlar ve mermerler tapınaklardan getirilerek tam 5 yıl gibi kısa bir zamanda 3. Ayasofya Kilisesi inşa edilir. Kısa süre diyorum çünkü bir çok tapınaktan getirilen sütün, mermerler o zaman içinde ulaşım zor olduğu için herşey zor ve zaman alıyordu. Buna rağmen yapımı 5 yıl kadar kısa sürede tamamlanmıştı.

İmparator I. Justinianus, 27 Aralık 537‘ de büyük bir tören ile Patrikle birlikte Ayasofya Kilisesinin açılışını yapar. Dünyanın en büyük ve ihtişamlı kilisesi Ayasofya olarak tarihe geçecektir. Aya kutsal demektir. sofya ise eski Yunancada bilgelik anlamına gelmektedir. Ayasofya = Kutsal Bilgelik demektir. Böylesine ihtişamlı ve büyük bir eser 916 yıl boyunca kilise olarak ibadete açılmıştır. Bizans imparatorluğunun var oluş simgesi olarak Ayasofya gösterilmiştir. Bizans imparatorluğunun en prestijli yapısıdır.

Ayasoyfa Özellikleri Nelerdir?

İmparatorların taç giyme törenleri Ayasofya kilisesinde yapılırdı. İmparator kapısı diye bir kapı bile bulunmaktadır. Kapı 7 metreden oluşmakta, hatta bu kapının yapımında Hz.Nuh‘un gemisinden arta kalan tahtalardan yapıldığı bile iddia edilmektedir.

Ayasofya Kilisesinde ki mozaiklerin yapımında altın, cam, gümüş, pişmiş toprak ve renkli taşlardan oluşan malzemelerden yapılmıştır. Yıllar içinde, Ayasofya binasının içinde ki mozaikler tamamlanmıştır.

Ayasofya‘ nın kubbesinde 40 pencere bulunmaktadır. Pencerelerin cam kısımlarında farklı bölümlere doğru, hafif eyim verilmiştir. Bu eyimler güneşin doğuşu ve batışı sırasında güneş ışıkları, duvarda ki mozaiklere çarptığında adeta bir ışık şöleni meydana getirirler. Pencerelerde ki camlara çarpan güneş ışınları, ışık oyunu oluşturarak büyüleyici bir atmosfer oluşturur.

Hırıstiyan inancına göre dünyayı ve Ayasofya Kilisesini binlerce yıldan bu yana melekler korur. Ayasofya Kilisesinde ana kubbeyi taşıyan 4 pandantif üzerinde 4 ayrı melek bulunur. (Pandaftif, yapı mimarisinde kullanılan özel bir inşaat tekniğidir). Meleklerde 6 kanat vardır. 6 Kanatlı meleğe Bizans kilise sanatında Serafim denir. Serafim meleği Tanrı’nın habercisi, tahtının, gücünün koruyucusu olduğuna inanılır.

Hz.İsa‘ nın çarmıha gerildiği haç parçalarının Kudüs‘ten getirildiği ve Ayasofya”nın gizli bölümlerinden birinde saklandığına inanılır. Hz. İsa‘nın 40 bin yıl sonra Ayasofya‘ya ineceğine inanılır.

Ayasofya’da kutsal olarak görünen delik bir sütün bulunmaktadır. Bu sütun Meryem Ana‘nın evinden, Ayasofya‘ ya getirildiği söylenmektedir. Oyukta ıslaklık vardır. Bu ıslaklık Hz.Meryem‘in gözyaşları olduğu söylenir. Günümüz tarihinde insanlar bu deliğe ellerini sokarak dileklerde bulunurlar.

Ayasofya sayısız depremle karşılaşmış, çatlaklar, hasarlar görse de yeniden onarılarak yapılmıştır. Bazen kubbe tamamen yıkılır. Fakat tekrar yapılır.

29 Mayıs 1453 Yılında Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u Fetheder Ayasofya’ ya Girer

Fatih Sultan Mehmet 1453 de İstanbul u fetheder Ayasofya ya Girer
Fatih Sultan Mehmet 1453 de İstanbul u fetheder Ayasofya ya Girer

Günlerden Salı. Fatih Sultan Mehmet 29 Mayıs 1453 yılında İstanbul‘u fethederek Ayasofya‘ya girer. Ayasofya‘yı hemen camiye dönüştürülmesini sağlar. Yapıya saygı göstermiş, hırıstiyanların ibadethane olarak kullandıkları yeri kendisi de ibadethane olarak kullanmaya devam etmiştir. Ayasofya‘nın adını bile değiştirmemiştir.

Mimar Sinan Ayasofya
Mimar Sinan Ayasofya

Ayasofya‘da yer alan ibadet edilen yerde resim olmasının islamiyete uygun olmadığı için, Ayasofya’nın içinde yer alan mozaiklerin üzerinde ki bazı insan figürlerinin üst, figürlere zarar vermeden sıva ile kapattırır.

Fakat Hz.Meryem ve çocuk İsa mozaiyini kapattırmamıştır. Osmanlı döneminde, ilerleyen yüzyıllarda, çocuk İsa’nın üzeri de sıva ile kapatılmıştır.

İlerleyen zamanlarda Ayasofya‘nın kubbesi bir çok kez çökmesine rağmen Mimar Sinan‘ın istinat duvarlarını eklemesinden sonra bir daha çökme olmamıştır. Günümüze kadar kubbe devam etmektedir.

Mimar Sinan‘ın Ayasofya‘da ki kubbenin zayıf yerlerini doğru tahmin ederek destek duvarları eklemesi ile Mimar Sinan‘ın başarısı günümüze kadar gelmiştir.

Ayasofya Zamanla 4 Minareli Cami Olmuştur

Ayasofya Zamanla 4 Minareli Cami Olmuştur
Ayasofya Zamanla 4 Minareli Cami Olmuştur

Ayasofya’da ki sonradan yapılan minareler farklı zamanlarda yapıldığı için birbirinden farklıdır. Ayasofya’ nın ilk minaresi kırmızı minare Fatih Sultan Mehmet zamanında, ikinci minare, oğlu 2.Beyazıt zamanında yapılmıştır. Ayasofya’ nın en son yapılan 2 minaresi yine Mimar Sinan tarafından, Sultan 2. Selim ve Sultan 3. Murat zamanında yapılmıştır. Ayasofya zamanla 4 minareli bir cami olmuştur. Görkemli yapıya islam mabedine dönüşmesini sağlamak için, bir çok islami motif yapılmıştır.

Kanuni Sultan Süleyman Ayasofya’ya 2 Dev Kandil Getirmiştir

Kanuni Sultan Süleyman Ayasofya'ya 2 Dev Kandil Getirmiştir
Kanuni Sultan Süleyman Ayasofya’ya 2 Dev Kandil Getirmiştir

Macaristan‘ı fetheden Kanuni Sultan Süleyman 2 tane dev kandil getirmiştir. Mihrabın iki yanında yer alan kandiller bulunmaktadır.

Ayasofya Kütüphanesi 1.Mahmud Kütüphanesi

Ayasofya Kütüphanesi 1.Mahmud Kütüphanesi
Ayasofya Kütüphanesi 1.Mahmud Kütüphanesi

Ayasofya’ya 1.Mahmud zamanında bir kütüphane yaptırılır.

Ayasofya Kütüphanesinin Kapı Tokmağında Ya Fettah Yazar

Ayasofya Kütüphanesinin Kapı Tokmağında Ya Fettah Yazar
Ayasofya Kütüphanesinin Kapı Tokmağında Ya Fettah Yazar

Kütüphanenin kapısının tokmağına Ya Fettah yazısı işlenmiştir. Fettah, Allah‘ ın isimlerinden biridir ve anlamı da açan demektir. Allah‘ ın ilim kapılarını açması temennisi ile bu yazı işlenmiştir.

16 Mart 1918 İstanbul İşgal Edilir ve Ayasofya Kilise Haline Getirilmek İstenmektedir

Mustafa Kemal Atatürk Yunanlıları İzmir den Geri Yollar
Mustafa Kemal Atatürk Yunanlıları İzmir den Geri Yollar

İstanbul işgal edilmiştir. 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul resmen işgal edilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk başkomutanlığında ki Türk orduları, Yunanlıları İzmir‘den yollar.

Mustafa Kemal Atatürk, işgal edilen İstanbul‘ u tekrar almıştır.

Mustafa Kemal Atatürk “geldikleri gibi giderler” sözü ile gerçekten geldikleri gibi gitmişlerdir.

1923 yılında Cumhuriyet‘in ilan edilmesinden sonra da Ayasofya belli bir süre daha cami olarak ibadet yeri olarak kullanılmaya devam eder.

1931 yılında Amerikalı akademisyen, Ayasofya’da ki mozaiklerin incelenerek belgelenmesi için Türk hükümetinden izin alır. Uzman mimar Macit bey ile birlikte bilimsel çalışmalar başlar. Mozaikler büyük bir titizlikle incelenir, üzerleri sıva ile kapatılmış mozaiklerde ki insan figürlerini kapatan sıvalar, figürlere zarar görmeden çıkartılır.

Ayasofya’nın Müze Olması İçin 24 Kasım 1934 Yılında Bakanlar Kurulunda 11 Bakanın İmzası ile Müze Olabilir Kararnamesi İmzalanmış

Çalışmaların devam etmesi ile Ayasofya’da ki kıymetli eserlerin ortaya çıkması ile hala ibadete açık olan Ayasofya’nın müze olması gündeme gelir. Ayasofya için komisyon kurulur. 11 bakan ve Atatürk’ ün imzasının yer aldığı bir kararname ile Ayasofya müzeye çevrilmesinin uygunluğu yazmaktadır.

1 Şubat 1935 tarihinde Ayasofya ibadet yeri olmaktan çıkmış, yerli ve yabancı tüm ziyaretçilere açılarak Ayasofya ibadet yeri kapatılıp, müze olarak kültür mirasa açılmıştır.

10 Şubat 1991 Ayasofya’ nın Bir Bölümü İbadete Açılır

Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’in emri ile Ayasofya’nın bazı bölümleri ibadete açılır. Eserlerin yer aldığı müze kısmı ise ibadete açılmaz. Arık Ayasofya’nın 4 minaresinden 5 vakit ezan sesleri yükselmeye başlar.

Ayasofya 1996 Yılında Dünya Anıtları İzleme Listesine Alınır

Ayasofya, 1996 yılında Dünya Anıtları İzleme listesine alınır. Kubbesi ve minareleri 5 yıl boyunca dünya anıtları fonunun desteği ile restore edilir. 2005 yılında ise sürekli vakıflar tarihi eserlere ve çevreye hizmet derneği Ayasofya’nın tamamının ibadete açılması için Danıştay da dava açar. Danıştay 10. dairesi derneğin iptal önerisini reddeder.

Ekim 2013’de Ayasofya’nın yeniden cami olması için, dönemin MHP milletvekili Yusuf Halaçoğlu yeniden ibadete açılması için kanun teklifi sürer.

Ayasofya her dinden insanın giderek dua edebildiği kutsal bir yerdir. Müze olarak ziyaret edilmesi ülkeye gelir olarakta faydası vardır. İbadet edilmesi için belli bölümünün ibadet için açılması da islamiyet için güzel haber. Kimi cami olarak kalmasından yana, kimi müze olarak kullanılmasından yana fikirlerini söylüyor.

Benzer Haberler

Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

İnternet sitemizden en verimli şekilde faydalanabilmeniz ve kullanıcı deneyiminizi geliştirebilmek için çerezleri kullanmaktayız. Kabul ediyorum.Çerez Politikamız